Tayvan, Rüzgar Enerjisi Endüstrisini Kurma Mücadelesi Veriyor
Tayvan, dev yarı iletken fabrikalarını beslemek ve enerji ithalatına olan bağımlılığı azaltmak için deniz rüzgar enerjisi sektörünü kurma konusunda büyük bir stratejik mücadele veriyor. Tayvan Boğazı’ndaki şiddetli muson rüzgarları ve zorlu deniz koşulları, bu çabaların önündeki büyük engellerden biri.
“Tayvan Boğazı”nın sularında, “Orient Adventurer” gemisinin mürettebatı, günlük zorluklarla mücadele ediyor. Sert akıntılar, her 12 saatte yalnızca üç ila dört saat çalışma süresi sağlıyor. İngiliz kaptan Richard Bujorst, bu görevleri “öngörülemeyen bir odada çalışmak” gibi tanımlıyor.
Rumen kaptan Razvan Serbanil ise, düşük görüş mesafesi nedeniyle deniz tabanını taramanın neredeyse imkansız hale geldiğini belirtiyor ve “Zamanlama ve planlama her şeydir” diyor.
Tayvan Boğazı’nda Stratejik Kablolar
Tayvan Boğazı, dünyanın en hassas deniz yollarından biri olarak kritik bir yarışa tanıklık ediyor. Bu boğazda, Tayvan’ı dünyaya bağlayan iletişim kabloları ve rüzgar enerjisi çiftliklerinden elektrik taşıyan enerji kabloları gibi iki tür kritik kablo bulunuyor. Ancak bu kablolar da güvenli değil; zaman zaman kesilmekte ve bu kesintilerin kaynakları arasında Çin gemileri de yer alıyor.
Geçtiğimiz Şubat ayında, Matsu Adası’ndaki iletişim kesintisinin ardından Çin, deniz kablolarını kesebilecek bir cihaz geliştirdiğini açıkladı, bu da gerilimi artırdı.
Yarı İletkenlerin Enerji İhtiyacı ve Rüzgar Enerjisi
Dünya çapındaki elektronik ve yapay zeka endüstrileri, Tayvan’dan üretilen çiplerle işliyor, bu da Tayvan’daki enerji güvenliğini stratejik bir mesele haline getiriyor. 2024 yılında TSMC yalnızca, İzlanda gibi bir ülkenin tamamının enerji tüketimini aşan bir enerji tüketecek. Yapay zeka talebinin artmasıyla, sektörün enerji ihtiyacının 2028 yılına kadar sekiz kat artması bekleniyor.
Bugün Tayvan’da enerjinin %97’si ithal ediliyor, bu nedenle hükümet rüzgar enerjisi çiftliklerini geliştirerek ve bu enerjiyi kara üzerinden devasa zırhlı kablolarla taşıyarak bu durumu değiştirmeye çalışıyor.
Yeni Bir Sektör ve Yüksek Maaşlı İşler
Enerji devrimi sadece enerji sektörünü dönüştürmekle kalmadı, aynı zamanda yeni bir endüstriyel sektör de doğurdu. Rüzgar kabloları endüstrisi, yüksek maaşlarla cazip bir kariyer yolu sundu. Elektrik mühendisleri, inşaatçılar ve mekanik mühendisler bu sektöre doğru akın etmeye başladı.
Bu yıl Tayvan, denizaltı kabloları üretme konusunda ilk fabrikasını açtı ve geçen yıl bu sektörden yapılan ihracat 5.7 milyar doları aştı.
Tayvan İş Gücü Piyasasında Devrim
İletişimden denizlerin derinliklerine kadar, mühendis Wei Chun Hong beklenmedik bir kariyer yolu izledi. 50 yaşında, durağan bir kariyerin ardından, bir kablo gemisinde çalışmaya başladı ve karmaşık döşeme işlemleri konusunda eğitim aldı. Hızla kontrol odasına terfi etti ve denizin derinliklerine kablo döşemek için gereken hassasiyeti sağlıyor.
Bası Lou, inşaat mühendisliği diplomasıyla, rüzgar enerjisi şirketlerine katıldı. “Bu alanda geleceğimi gördüm ve sınırı yoktu” diyor.
Mühendisler, Yi Teng Xia gibi, uluslararası deniz operasyonlarını koordine ediyor ve rüzgar kabloları projelerini desteklemek için Yunanistan gibi ülkelere seyahat ediyor.
Tayvan, Asya’nın İkinci Büyük Rüzgar Enerjisi Pazarı Olacak
“GWEC Market Intelligence” verilerine göre, Tayvan 2030 yılına kadar Asya’nın ikinci en büyük deniz rüzgar enerjisi pazarı olacak. Önümüzdeki on yıl içinde onlarca deniz rüzgar enerjisi çiftliği inşa edilecek, bu da geniş bir insan ve teknolojik altyapı gerektirecek.










