Ezânla Direnilen, Şehadetle Yazılan Destan
Bugün, Türkiye tarihine bir utanç olarak kazınmak istenen, ancak bir diriliş destanına dönüşen 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden 9 yıl geçti.
Ancak o gece, karanlığa teslim olmayan milyonların iradesi, ihaneti bozguna uğrattı.
Cumhuriyetin tanklarla ezilmek istendiği o gece; yüreğiyle, duasıyla, bedeniyle vatanına siper olanlar, bu toprakların gerçek sahibi olduğunu bir kez daha gösterdi.
15 Temmuz, sadece bir darbe girişimi değil; aynı zamanda bir milletin yazdığı destandır.
O gece; demokrasiye, millete, Meclis’e ve Cumhurbaşkanı’na karşı silah doğrultuldu. Türk Silahlı Kuvvetleri içine sızmış hain bir yapı, kendini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak adlandırdı ve TSK’nın üniformasını giyerek halka savaş açtı.
Saat 21.00 sularında Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, makamında rehin alındı. TRT’de silah zoruyla okutturulan darbe bildirisiyle sıkıyönetim ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
İstanbul’daki Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri askerler tarafından kesildi.
Ankara’da TBMM bombalandı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi hedef alındı.
F-16’lar ve helikopterlerle yapılan alçak uçuşlar, sadece şehri değil, milletin yüreğini de delip geçti.

Siper Edilen Göğüsler, Susmayan Ezânlar
TRT ekranında zorla okutulan bildiriden birkaç dakika sonra ezânlar yükseldi semaya.
Sokaklar, yaşlısıyla genciyle, kadınıyla erkeğiyle dolup taştı.
Kimi sadece bayrağını alıp yürüdü, kimi dua ederek, kimi ise namluların karşısında dimdik durarak…
Tankların önüne atlayanlardan biri Sabri Ünal’dı, gazi oldu.
Abdülkadir Kılavuz, Boğaziçi Köprüsü’nde kalbine isabet eden kurşunla şehit düştü.
Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok, Vatan Caddesi’nde omuz omuza can verdi.
Aynı saatlerde Ömer Halisdemir, kendisine verilen emri tereddütsüz uygulayarak, darbenin seyrini değiştirdi.
Koca bir ihanet zincirini, bir tek kurşunla kırdı.
Onlar, bir sabah bu milletin güneşi olabilsin diye karanlıkta yıldız gibi kaydılar.

Aziz Şehitlerimize Minnetle…
Bu geceyi sabah yapanlar, isimleri sokaklara, okullara, köprülere verilenler değil sadece…
Onlar, adını hiç duymadığımız; ama şehadetleriyle bu ülkenin alnına bir mühür vuran kahramanlardır.
251 şehit…
2 bini aşkın gazi…
Binlerce kahraman, ismi bilinmese de yüreğiyle bu vatanı yeniden inşa etti.
O gece bu millet, yalnızca bir darbeyi değil, geleceğine vurulmak istenen zinciri parçaladı.

15 Temmuz: Bir Kalkışmadan Fazlasıydı
Darbe girişimi sadece iktidarı değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini, demokratik yapısını ve milli iradesini hedef aldı.
Arkasındaki yapılanma; yıllarca devlete sızan, dini duyguları istismar eden ve kendini milletin yerine koyan bir ihanet çetesi olan FETÖ idi.
Devletin kurumlarına, ordusuna, yargısına nüfuz etmiş bu yapının hedefi, Türkiye’yi bir kaosa sürüklemekti.
Ama hesap edemedikleri şey, bu halkın tankın önüne yatan cesareti, ezanla meydan okuyan inancı ve bayrağı yere düşürmeyen ruhuydu.

15 Temmuz: Şehitlerin Gecesi, Milletin Zaferidir
Bugün onları rahmet ve minnetle anıyoruz.
Onların gösterdiği cesaret, bu vatanın yarınlarını aydınlatmaya devam ediyor.
15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü vesilesiyle;
Bir kez daha diyoruz ki:
Unutmadık. Unutturmayacağız.










