Home / Sağlık / Keto Sadece Kilo İçin Değilmiş!

Keto Sadece Kilo İçin Değilmiş!

Zihin Sağlığı İçin Yeni Bir Yaklaşım mı?

Yüksek yağ, düşük karbonhidrat ve orta düzey protein tüketimine dayalı ketojenik diyet (keto diyeti), son yıllarda yalnızca zayıflamak isteyenlerin değil, psikiyatri uzmanlarının da radarına girmiş durumda.

Harvard Üniversitesi’nde psikiyatrist olarak görev yapan Dr. Christopher Palmer, bu diyetin, özellikle tedaviye dirençli ruhsal hastalıkları olan bireylerde umut verici sonuçlar verdiğini savunuyor. 2022 yılında yayımladığı Brain Energy (Zihin Enerjisi) adlı kitabında Palmer, zihinsel hastalıkların temelinde nörotransmitter bozukluklarından ziyade metabolik dengesizliklerin yattığını öne sürüyor.

Bilimsel Dayanak: Stanford ve Fransa’dan İki Önemli Çalışma

Bu alandaki en dikkat çekici araştırmalardan biri, Stanford Üniversitesi‘nden Dr. Shebani Sethi tarafından yürütüldü. Şizofreni veya bipolar bozukluğu olan, aynı zamanda metabolik sorunlar yaşayan 21 yetişkin üzerinde dört ay boyunca ketojenik diyet uygulandı.

Sonuçlar çarpıcıydı:

  • Katılımcıların %75’inde ruhsal belirtilerde azalma
  • Belirgin kilo kaybı ve metabolik düzelme
  • Antipsikotik ilaçların yan etkilerinde gerileme

Bir başka deney ise Fransa’da, Harvard mezunu psikiyatrist Dr. Georgia Ede’nin yürüttüğü çalışmaydı. Şiddetli ruhsal bozukluğu olan 31 hastadan 28’i, sadece iki hafta boyunca ketojenik diyet uyguladı.

  • Katılımcıların tamamında psikolojik iyileşme kaydedildi
  • %43’ünde temel ruhsal belirtiler azaldı
  • %64’ünde ilaç dozları düşürüldü

Ede, diyetin beyin kimyasını dengede tutarak tedaviye katkı sağladığını ve bazı hastalarda ilaç kullanımının tamamen sonlandırılabildiğini belirtiyor.

Temel Tedavi mi, Destekleyici Yöntem mi?

Kimi uzmanlar, keto diyetinin psikiyatrik rahatsızlıklar için doğrudan tedavi edici olabileceğini savunsa da, görüş birliği henüz oluşmuş değil.

Dr. Sethi’ye göre, ketojenik diyet tek başına yeterli olmayabilir:

“Bu yaklaşımı metabolik bir destek olarak kullanıyoruz; ilaçların yerine değil, tamamlayıcısı olarak.”

Ede ise daha iddialı: Diyeti uygulayan bireylerin tedaviye yanıt verme oranı, sadece ilaç kullananlara göre 7 ila 10 kat daha yüksek.

Herkes İçin Uygun Değil

Ketojenik beslenme her birey için güvenli olmayabilir. Özellikle aşağıdaki gruplar için risk taşıdığı belirtiliyor:

  • Pankreatit hastaları
  • Yağ metabolizmasında genetik bozukluğu olanlar
  • Karbonhidrata bağımlı metabolik hastalıklara sahip bireyler

Dr. Ede, her birey için kişiye özel beslenme planlarının oluşturulması gerektiğini ve vegan veya vejetaryen keto gibi alternatiflerin de değerlendirilebileceğini söylüyor.

Tarihsel Kökler: Hipokrat’tan Modern Psikiyatriye

Beslenmenin ruhsal sağlık üzerindeki etkisi, aslında binlerce yıl öncesine dayanıyor.

  • Hipokrat, M.Ö. 5. yüzyılda epilepsili hastalarda açlıkla nöbet sıklığının azaldığını gözlemlemişti.
  • 1921 yılında Dr. Russell Wilder, karbonhidrat yoksunluğunun epilepsi nöbetlerini azalttığını gösterdi ve bu temelde ketojenik diyeti geliştirdi.

Bugün ise bu diyet, sadece epilepsi değil, şiddetli ruhsal rahatsızlıklar için de alternatif bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor. Özellikle ilaçlara yanıt vermeyen epilepsi hastalarının %30’unda nöbetleri azaltabiliyor.

Metabolizma ve Zihin Arasındaki Köprü Göz Ardı Edilmemeli

Ketojenik diyet, ruh sağlığına dair geleneksel bakış açılarını değiştirme potansiyeli taşıyor. Her ne kadar henüz klinik rehberlere girmiş olmasa da, yapılan çalışmalar bu yaklaşımın hem metabolik hem de psikiyatrik faydalar sağlayabileceğini ortaya koyuyor.

Ancak uzmanlar, bu yöntemin mutlaka uzman kontrolüyle ve kişiselleştirilmiş planlarla uygulanması gerektiği konusunda hemfikir.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir