Yargıtay’ın, internet üzerinden bir çocuğa müstehcen görüntüler gösteren sanık hakkındaki kararı bozması kamuoyunda tartışma yarattı. Yüksek Mahkeme, eylemin bedensel temas içermediği gerekçesiyle “çocuğun cinsel istismarı” değil, “cinsel taciz” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu değişiklikle sanığın hapis cezası 15 yıldan en fazla 2 yıla indirildi.
Olayın Geçmişi
Sabah gazetesinden Halit Turan’ın haberine göre, sanık, internet üzerinden mağdur çocuğa mastürbasyon içerikli görüntüler gösterdi. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesi, bu eylemin çocuğun beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde “basit cinsel istismar” suçunu oluşturduğuna hükmetti. Sanık, bu kapsamda 8 ila 15 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldı.
Yargıtay’dan Bozma Kararı
Dosyayı inceleyen Yargıtay, sanığın mağdurun vücut dokunulmazlığına fiziki müdahalede bulunmadığını belirterek, “Eylem bedensel temas içermediği için cinsel istismar değil, cinsel taciz suçunu oluşturur” değerlendirmesinde bulundu.
Kararda şu ifadeler yer aldı:
“Sanığın, mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmeksizin sanal ortamda cinsel organını göstererek mastürbasyon yapması, cinsel taciz suçunu oluşturur. Bu nedenle istismar suçundan hüküm kurulması hukuka aykırıdır.”
Bu kararla birlikte sanık hakkındaki yakalama kararı kaldırıldı, tahliyesine hükmedildi. Başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü olmaması halinde derhal serbest bırakılması için yerel mahkemeye bildirim yapıldı.
Ceza Aralığı Dramatik Şekilde Düştü
Yargıtay’ın suç vasfını değiştirmesiyle birlikte ceza aralığı 15 yıldan 2 yıla geriledi. “Cinsel taciz” suçunun cezası, 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya para cezası ile sınırlı.
Hukuk Dünyasında Yeni Tartışma
Karar, sanal ortamda işlenen cinsel suçların hukuki tanımı ve cezai karşılığı konusunda yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Özellikle çocuklara yönelik online istismar vakalarının artması, fiziki temas olmadan da mağdurun ruhsal bütünlüğünün ağır şekilde zarar görebileceği yönündeki görüşleri yeniden gündeme taşıdı.
Bazı hukukçular, çocukların internet üzerinden maruz kaldıkları müstehcen içeriklerin de ağır ceza kapsamına alınması gerektiğini savunurken, diğerleri mevcut yasal düzenlemelerin açık hükümlerine işaret ederek Yargıtay’ın kararını hukuka uygun buluyor.
Toplumsal Tepki
Karar, sosyal medyada da geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, “Fiziki temas olmasa da ruhsal istismar var” yorumları yaparken, bazı hukukçular kararı mevzuattaki boşluğun bir sonucu olarak değerlendirdi.










