1993 yılında Cell dergisinde yayımlanan çalışmalarında Ruvkun ve Ambros, yuvarlak solucan C. elegans üzerinde yaptıkları araştırmalarda, gen ekspresyonunu düzenleyen küçük RNA moleküllerini tanımladılar. Bu keşif, genetik biliminin o dönemdeki anlayışını derinden etkiledi. Başlangıçta, bu küçük RNA’ların diğer türlerde de önemli olup olmadığı konusunda şüpheler vardı. Ancak sonraki araştırmalar, bu moleküllerin bitkilerden insanlara kadar birçok organizmada benzer roller üstlendiğini ortaya koydu.
Bugün, insan genomunda yaklaşık 1.000 mikroRNA bulunduğu ve bunların çoğu protein üreten genleri kontrol ettiği bilinmektedir. Bu moleküller, organizmaların gelişimi, olgunlaşması ve işleyişinde temel roller oynar. Ayrıca, kalp hastalıkları, kanser, Crohn hastalığı ve Alzheimer gibi birçok hastalığın tedavisinde mikroRNA’ya dayalı terapiler klinik denemelerde test edilmektedir.
Araştırma Süreci ve Finansmanı
Ruvkun’un laboratuvarı, yaklaşık 40 yıl boyunca yıllık ortalama 150.000 dolar federal fon alarak çalışmalarını sürdürdü. Bu bütçe, genellikle dört kişilik bir araştırma ekibini desteklemek için yeterliydi. Ruvkun, bu tür temel bilim araştırmalarının uzun vadeli ve istikrarlı finansman gerektirdiğini vurgulayarak, bilim insanlarının genellikle asgari ücretin biraz üzerinde maaşlarla çalıştığını belirtti.
Nobel Ödülü ve Gelecek Perspektifi
2024 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü, mikroRNA’nın keşfi ve bu alandaki öncü çalışmaları nedeniyle Ruvkun ve Ambros’a verildi. Bu ödül, temel bilim araştırmalarının uzun vadeli etkilerini ve önemini bir kez daha gözler önüne serdi.










